21 Nis

23 nisan’lari severdim, sevmek isterdim ama izin vermezlerdi, 23 Nisan ulusal egemenlik ve COCUK BAYRAMi, acik degil mi ismi de cocuklar icin bir bayram, cocuklarin bugun de kosup oynamasi eglenmesi gerekmez mi ? ama bizim resmi torenlere olan merakimiz ve anlamsiz ciddiyetimiz bu bayramida el kadar cocuklara zehir ediyor, heryerde oyle midir yoksa hayla oyle midir bilemiyorum ama benim cocuklugumda 23 nisan neydi nasildi anlatayim; siniflar halinde siraya sokulursunuz, etrafinizda hocalar surekli sizi azarlarlar sag-sol-sag-sol hizaya gir, duzeni bozmaaa, arifffffffff yerine gec lan kerata kendi aranizda konusmayin, ondan sonra toren alanina gidersiniz, muhtemelen pek bir anlam veremediginiz konusmalari toren alaninda gunesin altinda yana yana dinlemek zorunda kalirsiniz, yerinizden su almaya bile gitmek isteseniz ogretmenlerin hoyttt gec ulan yerine yaptirimlariyla karsilasirsiniz ve daha bir cok sey ve buna COCUK bayrami derler, bence daha eglenceli olabilirdi, gunes altinda koca koca adamlari dinlemekten daha iyi bir seyler olabilirdi.. Birde su geyigi anlamam her 23 nisanda boyle afrikadan ve diger bazi ulkelerden cesit cesit cocuklar getirilip bunlara ezberlettirilip tv karsisinda yasasin Turkiyee, sizlerii seviyoruzzz falan diye kastirip bir sey hissetmemelerine ragmen turkce konusturmaya calismamizi anliyamiyorum, cocuk ulan onlar muhtemelen gezmeye gidiyoruz dediler ve onlarda geldi birakin yani afrikaliya baris manco sarkilari soyletmeye calismayi yada ulkemizin cok guzel bir yer oldugunu soylettirmeye calismalarini.. biz yapariz onlari, onlar sadece cocuk daha basit yasiyorlar, eglensinler, zip zip zip etsinler kastirmayin, bayrami da mok etmeyin, pleaseeeeeee…
21 Nis

Şimdi nasıl başlamalı bilmiyorum çok ilginç bir deneyim yaşadım onu paylaşmak istiyorum sadece…
20 Nisan Pazar günü bütün gün dışardaydım. Son derece yorgundum eve geldiğimde ve bir o kadar da açtım. Bütün açlığıma rağmen o kadar yüklü bir yemek yemedim. Bu gereksiz gibi görünen detayları neden anlatıyorum başıma gelen şeyin çok yemek yemekten, popomun açık kalmasından vb… kaynaklandığını düşünmenizi istemiyorum.
19 Nis

“Rocky 1″ deki Rocky’nin kış günü sabahın köründe (4-5 gibi) götü donarak uyanması, kapalı gözlerleriyle radyoyu açması ve radyodaki amcanın soğuk esprileri ve tasvirleriyle (hava eksi bilmem kaç derece vs.) zaten soğuk olan ortamı iyice soğutması, Rocky’nin yine kapalı gözlerle buzdolabını aralaması, oradan bir düzine yumurtayı ciğ ciğ mideye cukka etmesi, ağzının burnunun yumurta sarısıyla kaplanması ve beni tiksindirmesi, yırtık pırtık pijama ve converseleriyle (converseler 10 numara) Philadelphia’nın boş ve karanlık sokaklarına dalıp antreman yapması, o meşhur merdivenleri götünden soluyarak tırmanması ve aynı şekilde doğan güneşle birlikte götğnden soluyarak evine dönmesi..
Helal lan Rocky, bir insan evladının uykuya karşı koyması hakkaten zor bir fiziksel azim örneğidir, o filmde bu sahnelerde Rocky karakteri imkansızı ya da yumuşatalım zoru başarmak isteyen insanların nelerden fedakarlık etmesi, nelere katlanması gerektiğini çok güzel gösteriyor. Sly o sahnelerde o kadar iyi ki izlerken onu gerçek kabul edip ulan isteyince hakkaten yapilabilir, olur olm yaparım ne olacak ki inansam yeter dedirtir. Rocky filmlerinde en sevdiğim geyik budur zaten ama cok başarılı yansıtır, içinize işler özellikle ilk filmde. -sen bir hiçsindir, kaybetmeye mahkum bir adamsındır, bir boka yaramazsın, kimse sana inanmaz ama onemli olan tekrar ayaga kalkmaktir, her yere dustugunde tekrar kalkmak, en iyisini yapmaya çalışmak (yapmak değil), denemek.. Bu filmde görürüz ki aslında şans tanındığında herkesin bir şeyler başarma şansı vardır, püf nokta başarmış olanlar da başarmadan önce sıradan insanlardır. - Mickey’nin de dediği gibi kendini sadece doğruları yaparken gör ve yap. Bu film insanların işsizlikle, sevgisizlikle, yalnızlıkla, daha doğrusu gerçekten zor olan hayatla olan ilişkilerini çok güzel, çok gerçekçi ekrana yansitiyor bence. “Taxi Driver”in elinden Oscar’ı almayı haketmiş midir? Daha bir gerçektir (benim gözümde) haketmistir o yuzden..
18 Nis
Arjantin liginde futbol avrupaya oranla her zaman daha keyiflidir, daha bir fantastikdir yada daha bir tsubasa tadindadir diyelim, guney amerika insanlarinin futbol anlayisida sicak kendileri gibi.. River Plate, Copa Libertadores’de San Martin’e 5 cakmis. Buyrun izleyin..
18 Nis

- Neden yabancisi oldugum her yerde benim sokaga cikmami bekliyormus gibi bir araba yanasip adres sorar ?
- Neden sinirlenince ( sinirli bir sekilde yururken ) kaldirim tasina takilacagimi bildigim halde hayla neden ayni vurdumduymazlikla kaldirim tasina takiliyorum ?
- Neden sinavlarima yumurta gote dayanip rahatsizlik vermeye baslayana kadar tam konsantre calisamiyorum ?
- Neden insanlar minibus duraklarinda bir 5 dk daha bekleyip bos arabaya binmek yerine dolu arabaya binip, bununla da kalmayip dibinize dikilerek gozlerinizin icine bakip caktirmadan yer istiyor ?
- Neden i. yasin’in mac anlatmasini istemeyen milyonlarca futbol sever varken hayla en onemli maclari i.yasin anlatir ?
- Neden guzel olan her sey daha cabuk biterken, cirkin olan seyler bitmek bilmez ?
17 Nis
4 kisi bir hafta sonu bir araya gelirse ne yapar, gökgöl magarasini ziyarete gider euhehue tamam cevap belki bu olmamaliydi ama eger bu 4 kisi zonguldakta ise gökgöl magarasi gercekten en iyi cevaplardan biri oluyor. 4 kisi ciktigimiz bu yolculukta ziyadesiyle eglendik bunda aylinin durmadan agzimiza rocco’nun mandalina-karpuz karisimli ( sifir kalorili!!! ) sekerlerini tikistirmasininda etkisi buyuktu, kendisine buradan kocamann bir tesekkur :)) Haticen(m)in magaranin icindeki taslardan damlayan sulari elinde biriktirip gorkemin suratina boca ettigi ve görkemin buna karsilik ohhhh bee maden suyuuu diye keyif almasi da bizim icin en eglenceli dakikalarin basinda geliyordu. Giriste bize foto cekmememiz gerektigi ve icerisinin guvenlik kameralariyla izlendigi soylendi ama ulkemizde bir cok seyde oldugu gibi buda sadece siradan bir prosedurdu, neyse en azindan kimseye zarar vermedik :)) haa fotograf makinamiz yok diyip icerde bir ton foto cektikten sonra cikista magaranin onunde de fotograf cekmemiz biraz komikti hani utanmasak guvenlikciye cektirecektik fotoyu ki zamaninda bunu da yapmistik o baska bir hikaye :)) Yalniz magaraya gidis kolay olmasina karsin geri donus biraz zor, normalde oradan gecen minibus yok fakat magaradaki gorevli telefon edip cagirabiliyor, gelmesi biraz uzun suruyor o ayri. Ama bu ufak bir eksiklik, gidip o guzellikleri gormeye engel degil. Unutmadan magaraya girerken 3.kopruden sonrasinda ilerlemeye devam etmememiz gerektigi ve bunun guvenli olmadigi soylendi bizde buna uyduk tabiki, mantikli insanlar olarak fakat guzel ulkemin guzel insanlari herzamanki gibi icindeki meraka engel olamamis ve 3. kopruden sonrasinada gecmisti, 3.kopruye kadar kimseyi gormememize ragmen geri donuste arkamizdan bir grup insan gelmisti euheuheue. Neyse bu kadar geyik yeter simdi yazinin devaminda cektigimiz fotolari ve gokgol magarasi hakkindaki teknik bilgileri bulabileceksiniz.. (more…)
16 Nis

Çok sevdiğim dünyaca ünlü müzisyen Joe Satriani yeni albümünü piyasaya çıkardı.Çok seviyorum bu adamı.
Peki neden seviyorum Satriani’yi?
Satrina candırda ondan:)(Vodafone reklamlarına ithaf ediyorum çok güzel reklam olmuş yahu)
Sevdiğim bi arkadaşımdan G3 2005 konser dvd sini alıp izlemiştim nicedir sevdiğim Satriani’nin sahne performansını öyle 3dk 5dk değil bi konser boyunca izlemiş oldum orada iyice anladım ki Satriani olsun kankası Vai olsun, insan değiller.Maymun eli var adamlarda serçe parmak dediğin uzuv iki tur atacak nerdeyse gitarın klavyesinde.
Ama mesele o değil, adamlar gitarı konuşturuyo üstelik öyle böyle değil resmen alsın seni karşısına gitarla sohbet et, ama blues aslında budur dostum şimdi Satriani bluesmu yapıyo demeyin blues candır : P
16 Nis

Lois Van Gaal hakkinda bile bir yazi yazdiktan sonra sevgilimiz icin bir kac sey yazmasaydik esseklik olurdu, bu yuzden bu yazi sevgilimle ilgili olsun. Ne demeli nasil baslanmali, bencesence’nin giris yazisinda oldugu gibi bilemiyorum, ama o zaman oldugu gibi bunda da fazla dusunup kasmamali bodozlama girmeli mevzuya iliskimizde de oldugu gibi cunku hiwaly’nin ( ben ona hiwaly derim )soyledigine gore ben ona cikma teklif etmemisim ama bu bir is iliskisi degil ki teklif ediyim, ticari bir ortaklik da degil ben ona bir seyler teklif edeyim o kafasinda tartip dusunsun, olur mu olmaz mi ? karar versin, bu oyle bir sey degil cok daha mistik bir sey. Yan yana gelirsin, ortam eskisine gore birazcik daha sicak olur, nerden geldigini bilmedigin hani cocukken annenizin yanindayken oldugu gibi garip bir huzur kaplar icinizi, sonra cesaret edipde ( yerse! ) onun elini tutarsiniz, o da daha sıkı kavrar elinizi ahanda o iliskide en mutlu oldugunuz ve bir daha asla o kadar mutlu olamayacaginiz yegane an o dur. Ha bu birbirinizi bir daha o kadar cok sevmeyeceginiz anlamina gelmez, iliskinin en basidir o bundan sonra sevginiz gitgide buyur ( yerse! ) ama o anlik olarak en mutlu oldugunuz an ilk elele gelisinizdir ne olursa olsun unutmazsiniz onu. Gerci ben o elele sahnesi icin pek durust degildim, iyi bir altyapi hazirlamistim, korkuttum, tirstirdim, yeri geldi gozune isik tuttum ama su da gercekki bir kiza degil gozune isik tuttmak o istemedikten sonra kafasina silah tutsaniz yinede yakinlastiramazsiniz. Ha burdan ne anliyoruz hiwaly’min de bende gozu varmis. Hani garip garip dusunurler ya asik miyim gercekten seviyor muyum, yoksa bu bir aliskanlik mi ? bunlar bana cok denyo geliyor, lan o kisi yanindayken, onun konusmasina gerek yoksa, sana guzel bir seyler soylemesine, gozlerinin icine bakmasina, yada senin icin bir seyler yapmasina gerek yoksa, onun sadece biryerlerde olmasi seni mutlu ediyorsa, onun var oldugunu bilmek sana yetiyorsa tamamdir iste baska herhangi bir seyin onemi yada anlami yoktur, dusuncek bir sey yoktur, tadini cikarip keyfine bakmak gerekir (nankorluge gerek yok ), benimkisi boyle bir durum iste, mutluyum. Bu durum bende neleri degistirdi en sonda ondan bahsediyim uzatip mokunu cikartmiyim :)))
not: (bu arada onu surekli aglatiyorum bunun icin uzgunum aslinda ama ozur dilemek de istemiyorum cunku butun bunlarin iliskimizi zayiflattigini degil guclendirdigini dusunuyorum, insanin birisi icin aglamasindan daha guzel ne olabilirki, onun bana sinirlendigi icin degil de beni sevdigi ve soyledigim seylerin onu uzdugu icin agladigina inaniyorum, birisi icin aglamak guzeldir ;) )
1- En ama en onemlisi artik bana bulgur pilavi ve musakka yapicak birisi var.
2- Artik porno film izleyip zihinsel gelisimimi olumsuz etkilemiyorum.
3- 5000 bedava sms’imi harciyacak birisi var.
3- Kimsenin begenmedigi Rocky 1 i sirf ben seviyorum diye zorla benimle izlicek birisi var.
4- Sagdan soldan bakaracak cizdigim resimleri kakalayabilecegim biri var.
5- Gicik etmemin onu mutlu ettigi, onun beni gicik etmesinin beni mutlu ettigi biri var. ( ki bu durum hayatinizda sadece bir kiside gecerli olur o da sevgilinizdir )
6- Burnumdaki siyah noktalari igrenmeden patlaticak biri var.
7- Sadece var olmasinin beni mutlu ettigi birisi var. ( Ki bu durum da hayatinizda cok az kiside mevcuttur. )
boyle iste ozetle euehuehe basladigimiz gibi bitirelim, hiwalyyyyyyyyyyyyy ( hatice i will always love you ) !!!
15 Nis

Van Gaal, galatasaray dan resmen teklif aldigini aciklamis, en azindan DHA oyle soyluyor, isin asli tam olarak nedir ne degildir bilemiyorum ama Van Gaal kimdir ? merak edenler icin soylenebilecek bir kac sozumuz var. Van Gaal dunya futbolunda teknik adam olarak ilk kez 95 yilinda Ajax‘i sampiyonlar ligi sampiyonu yaparak sukse yapmistir, hani overmarsli, seedorflu, de boer kardeslerli, davids ve litmanen’li yas ortalamasi 20 civari olan o efsane kadroyu kuran adamdir Van Gaal. Bu buyuk basarilarin ardindan Ajax’in yildizlarinin avrupanin dort bir yanina dagilmasindan sonra Van Gaal de barcelonaya gecerek takima da bir duzine hollandali doldurmustur. Van Gaal yonetimindeki barca ligde sampiyonluk yasamis, s.liginde de cok basarili maclar cikarmistir ama gel gorki Van Gaal barcelonanin yildiz oyunculariyla oncelikle sergi sonrasinda rivaldo ile sorunlar yasamis, hatta rivaldoyu kadro disi birakmistir. Burdan ne anliyoruz Van Gaal de Kalli gibi sagi solu belli olmayan, kafasina gore asip kesen bir adam, rivaldoyu kadro disi birakan ( ki rivaldonun o yillarda ne kadar basarili oldugunu biliyoruz ) adamin lincoln’u klub binasinin icinden sokmayacagini dusunuyorum, Van Gaal galatasarayin yildiz oyunculariyla ( hangi yildiz ? ) sorunlar yasayabilir fakat bu sorunlar asilabilir asil asilamayacak sorun ise Van Gaal’in genclere onem veren bir hoca oldugu bilinmesine, galatasarayin yeniden yapilanmaya gitmesine ve Van Gaal’in de bunun icin bicilmis kaftan gorunmesine ragmen patronun elinde bu sefer hollandanin altin cocuklarinin bulunmayacak olmasi, hani serkan calik, baris ozbek ve sabriyle nereye kadar , buyur hocam buradan yak !

15 Nis
Bir Pesimistin Gözyaşları - Sagopa Kajmer
Aldanışlar orada kaldı, aldatıldın ahın vardı, aldatıldım
ahım aldı, yalvarıldım vahım oldu, aldanışta masum oldun,
yalvarışta yüzüm soldu. dikene battı yalanın ağzı,
yatsılarda mumlar öldü. düşümü böldü sevgi çölünün ölüme
çeken o kavuran nefesi, akşamında leşime baktım, peşime
takılan adını kazıdım, ümidi çaldım, ahı yanıma vardı,
vahımı şarkı yaptım, dinledikçe ağladım, gözyaşım!…
insan umudu taşıdı, kimisi kırdı umudu, lakin kiminin
sahip olduğu tek şey oydu, hepsi buydu. yoksulluk
korkusuyla ömrü servet peşinde harcayanda gördüm
fakirliğin özünü, çevirdim yüzümü, dostumundu teklif,
düşmanındı ısrar, acaba nereye kadar sürer bu tekrarlar.
yalanlara radar olsan neye yarar, zararın dönüşü kârın el
mi sallar? batan güneş yine doğar. batan gemi yatan mezar,
azar azar kazar mezar, kumar umar arar, yazar kader kime
çıkarsa bahtı tahtı kapar, tanrı bunu hep yapar. salla
gitsin arzular gemiler zaten batık, yolla gitsin mektuplar
adresin mi kayıp? zorla güldü âmâlar ağlamak mı ayıp?
korla yandı umutlar geçen dünü sayıp, yor ki aklını
hakkını sorgula düne bakıp?
Kaç tabut gömülecek yeraltına ve kaç kişi gidecek habersiz
uzaklara? kaç yalan yıkacak güvenleri? kaç satır yazılacak
kader kitabına ve kaç dua edeceksin tanrına, kaç damla
gözyaşı dökeceksin uğruna? kaç yarın bekleyeceksin?
sonralara kaç damla gözyaşı?
Tasanın etrafında gezgin olmuş insanlar kısacık molalarda
tanıdılar mutluluk denen kelimeyi ve tanrı bâş etti, çile
doğdu, hile koydu adını günahın. sille vurdu, illeler
inatçı yordu, sınava tabi tabiat ananın evlatları rabbi
tanımadı, kimisi küfretti yaradana, zülmetti kendine,
hükmetti paraya, çoğuna paralar sıktı kurşunu yaralar açtı
durumu battı. dünya malı uçan halı, kırılır dalı her
ağacın, yıkılır her bina afette, gofret, bedelindir o
dökülen tuzlu yaşlar, haşlar gözünü yıka yüzünü, hüzünü
her adem tanır, geçici bir dövmesin şeklini çizdi tanrı
topraklara; vakti gelince kazma kürekle silineceksin.
dayanacağın bir duvarın yoksa ör hadi, kuvvete dayanamayan
adalet aciz, adalete dayanamayan kuvvet zalimdir, hakkımı
isterim, payıma düşen herşeyi alırım felsefesi, haksızlık
oyunlarında hakkı yendi, rengi kaçtı yaşamın, derdi sardı,
yaranın acısı tacı attırdı krala dahi, bir ömür fani, bir
umut hani? tebessüm vahi, kabusum canî yazdıklarım;
yazacaklarımın güvencesi sago k.
Kaç tabut gömülecek yeraltına ve kaç kişi gidecek habersiz
uzaklara? kaç yalan yıkacak güvenleri? kaç satır yazılacak
kader kitabına ve kaç dua edeceksin tanrına, kaç damla
gözyaşı dökeceksin uğruna? kaç yarın bekleyeceksin?
sonralara kaç damla gözyaşı?
sagopa kajmer‘in rap sevmeyenler tarafindan bile severek dinlenildigi, karanlik ve melankolik bir sarki.. BURADAN izlenebilir ve dinlenebilir ;)
Son Yorumlar