Tren Burdan Geçmiyor..

Doğru bildikleri değerlerine; tutkuyla, aşkla adanmış bir hayat.. Nüzhet… kimsenin dümen suyuna girmeden, kimseye temenna durmadan, el avuç açmadan kimseye, kalemiyle yaşayan, savaşan.. Nüzhet…

Doğrularını hırsıyla sınayan.. idealleri uğruna doğrularından dahi vazgeçmeyi göze alan.. durup bir tenhalıkta düşününce, vazgeçtikleri adına pişman olan.. arayan, sınayan, bocalayan, yitiren.. Aysan…

Aşkın.. sadakatin.. artık geride kaldı sanılan, modernize çağa yenik düşmüş bilinen aşkın.. Mecnunluğa öykünüp Leyla’sını, İreni’yi, gönlünde yaşatan, seven… Her tende o geçmiş zaman sevgilisini aldatan, onu arayan, dönüp dönüp içinde İreni’yi bulan.. Nüzhet…

Aşkın.. ama tensel bağlılığın, modern çağın aşk tanımıyla yaşamanın timsali.. Aysan… Seven.. Simay’ı seven.. sadakati unutan, arayan, tekrar bulan, sığınan.. Aysan…

Ve Sonsuz.. nam-ı diğer Sırrı Düzgün.. sokakların, köprü altlarının, viranelerin şairi, yitiği, filozofu… Sonsuz.. hayata direnemeyen, savaşamadan kaybeden, savrulan bir kuru yaprak.. hüzün.. acı ve keder.. Sonsuz.. yenilen…

Bir yakın zaman romanı; Tren Burdan Geçmiyor… İçinde yaşadığımız dönemden bir parça, makasla kesilip alınmış sadelikte bir zaman dilimi.. Bol acı, bol hüzün, bol vazgeçiş, bol ihanet, bol yitiriş.. yani; hayatın aslı, ta kendisi…

Sokakta yürürken her an karşılaşabileceğin, kanlı canlı karakterlerle örülü bir öykü.. yani bizler.. bizlerin öyküsü… Kimimiz sokakların yitiği Sonsuz, kimimiz doğrularımızın yorgun savaşçısı Nüzhet, kimimiz ideallerimizin kural tanımazı Aysan… Sevmelerimizde aynı, hepimizin aşktan anladığınca, kendimizce, payımıza düşen kadarıyla…

Müthiş bir anlatım, dil zevki… parça parça tasvirler, hayat gibi.. ve hüznün mürekkep olup kağıda damlaması…

Velhâsıl; okunası, yaşanası, ağlanası bir roman.. tüm hayatlar gibi…

No related posts.