7 May

hayatim boyunca gec yatip erken kalkan bir insan oldum ( olmaya calistim bundan zevk aldim ). herneyse gecen yil cumartesi geceleri tv makinasini izlemek gercekten benim icin buyuk bir keyifti hani tv karsisinda gecirdigim vakit ntv, cnbc-e ve cumartesi geceleri tv makinasi ile sinirliydi, sabaha kadar suren yayin ilginc bir sekilde ( konuklarin surekli degismesi buyuk bir etken ) hemen hemen hic duraganlismiyordu.. sunuda hemen belirtiyim ki okan bayulgen’in tarzini begenmem, hayatimizda sevmem ama yaparim tarzinda seyler vardir ya bu da oyle bir sey iste, fakat bir gercek de var ki bayulgen cogu kisinin basaramayacagi bir isi basariyordu tv karsisinda, izleyicinin dikkatini devamli ekran karsisinda tutabilmek, konuklari istedigi gibi kontrol edebilmek ve ortamin bulaniklastigi durumlarda sis perdesini dagitip olaylari istedigi gibi yonlendirebilmek, kasvetli havayi dagitip ortami neselendirebilmek ve gerektigi yerde tepkisini sert ve cekinmeden koyabilmek gibi nitelikler, bir sunucu icin bunlar onemli etiketler..
bayulgende en begenmedigim yon ise laf yeme durumlarinda haksiz bile olsa heee tamam olduuu gorursem soylerimm hadi canim hadi gulum yandan yandan tarzinda cevaplar vermesi, hani ben bu tur durumlarda durumu kabullenen adamlari daha cok seviyorum bkz: beyaz, hani isi kabullenip espriye vuran adamlari daha sicak daha icten buluyorum, yada cem yilmaz gibi haksiz bile olsa dakkasinda catt diye farkli bir sekilde lafi koyan adamlari.. ama okanin gecistirme ve kabullenmeme tarzini, en iyi benim sus seklindeki tavrini begenmiyorum, begenmedim, begenemiycem.. son olarak tv makinasinin yayindan kalkmasinin cumartesi gecelerime buyuk bir bosluk getirdigini ve aradan uzun zaman gecmesine ragmen bu boslugun hayla devam ettigini soylemek istiyorum.. ha unutmadan bayulgenin Türkçeye çok ıyı hakim oldugunu ve seslendırme konusunda da favorilerım arasında oldugunu eklemek ısterım..
7 May

lan hayatta basarinin sirri kaygi ve inanc midir yoksam kaygisizlik ve inancsizlik midir bir turlu cozemedim cevap bunlarin dozajini ayarlamaktir demesin kimse, komik olur. hani boyle kaygisiz adamlar gorursun cok basarilidir adam asla moralini bozmaz paniklemez hep rahattir ve elini attigi islerin bir cogunu basarir, ama bir baska kaygisiz adamda vardir ki o icinde bulundugu rahatlikla herseyi bok eder, asla yolun sonuna kadar varicak inanci bulamaz kendinde surekli her esen ruzgarda farkli bir yola sapar ve hicbir yolun sonunu getiremez..
birde cok kaygili adam vardir cok inancli adam o akadar inanir ki basaramayacagi is yoktur, inancini asla yitirmez, birde kaygili ve inancli bir adam vardir ki herif o kadar cok kaygi duyar ve heryseyi kusursuzlastirmaya calisirken bombok eder sirf bu yuzden kaybeder asla mutlu olamaz, yok arkadas basarinin formulu yok daha fazla kaderci olmak lazim sanirim basarinin olmasada mutlulugun formulu birascik bu olabilir, donnie darko nunn dedigi gibi bunu dusunmek sacma, hayatimin sonuna kadar bunu dusunebilirim ama biliyorum ki hicbir sey bulamam, bu cok sacma artik dusunmuyorum.
7 May
korku ateş gibidir sürekli olarak içinde yanar onu kontrol etmeyi başaramazsan kendini ve çevrendekileri yakarsın, eğer onu kontrol edersen asla üşümezsin!!
4 May
Bu ay goal dergisinde karim benzema incelemesi vardi, gayet de guzel bir inceleme yazisi olmus hatta dergide ki en ilgi cekici kisimdi diyebilirim, yazinin da etkisiyle karim benzema hakkina guzel bir video koyma geregi hissettim, yakinda bir de inceleme yazisi patlatirim tam olur..
3 May
sarkinin sozleri yazinin devaminda (more…)
3 May
Zamanında bir oyun vardı bilirmisiniz bilmem. Adı Midtown Madness 2 idi. Her ay onun için araba çıkardı. Durmadan beklerdik ve şöyle diyaloglar geçerdi aramızda. “-Bu ay 599 Barchettayı modelliyormuşlar. -İyi iyi ferrari koleksiyonum biter artık.” Hatta abartıp “-HQTM Ikarus 280′ü modellemiş, türkiye için. -Helal olsun onlara.”
Aslında oyun 2000lere bomba havası verecekti ama teknolojinin gözü kör olsun olmadı. 29 kişilik bir ekip yapmıştı topu topu. 8 Ay sürmüştü o zamanın şartlarında. Yani 232 kişi olsalar bir günde biterdi. Hayır, bir tablo 1 günde bitmez. Sanat kısa sürüp geçen ufak hataları kabul eden bir şey değildir. Neyse konu o değil. Oyuna araba eklemek gibi bir isteğiniz varsa bunun için bildiğim en güzel site MM2X. Size ayrıca birşey daha öneriyorum. Gidin siteden çeşitli modlar indirin. Böylece MM2′yi daha zevkli hale getirirsiniz. (more…)
3 May

Uzerinden fazlaca zaman gecmis bir film, ama hayla izlememis olanlar icin bir kac sey yazalim genede, film açıkcası bende flash tv de birzamanlar yayınlanan gerçek kesit programından farklı bir izlenim bırakmadı sadece biraz daha iyi kurgulanmısıydı ki bırakın o da olsun, arada birkaç mesajcık verilmeye çalısılmıs ama çok da basitte kalmıs, biliyoruz abicim biz zaten bunları hani çok da zekice wayyy gediğine koydu türünden şeylerde yoktu, filmdeki has piskopatlarımızdan nejat işler’in yer yer (tüm piskopatlıklarına rağmen)sempatik gibi, bazı haklı nedenleri varmıs gibi gösterilmeye çalısılmasıysa ise olmadı.. bu arada gerçek olayı merak edenler için yanılıyorda olabilirim ama benim duyduğum, gerçek olayda hapistekilerin ipini çeken savcı değil, duruşmalar filan bittikten sonra bizim gençlerden birisini ankara’nın sayılı mafyalarından birisi arabasıyla yanına aldırır ve gencin eline bir telefon tutuşturur telefonun karşısında senin bir lafına bakacan adamlar var tarzında birşeyler söyler işte ama bizim eleman filmdeki maltozlukla öldürülmelerini istemez.. sonra hapisteki elemanlarımız bir güzel ağızları burunları dağıtılır orda, üstüne tecavüz de edilir falan filan kısasa kısas tarzı bişeyler işte,gerçek gençlerdende ölen yok bildiğim kadarıyla, kızlardan birisi sürekli intihar girişimlerinde bulunuyormus sanırım, zaten gerçek olay bir barda değil gençlerin evinde geçtiği için barmenin ölmesi gibi bir durumda söz konusu değil böyle işte.. ama bu filmin sonu böyle olmamalıydı bence filmin sonunda suçlular afla serbets bırakılmalıydı ve bu şiddet görüntülerinden sonra ve suçlularında serbest bırakılmasıyla Türkiyede ki adalet kavramı belki değişmeyecek bile olsa inceden inceye tekrar tartışılmaya, gündeme gelmeye başlayabilirdi, bu filmin misyonu bulmalıydı adalet kavramını konusulur hale getirmek,adalet yapmasada birileri onların cezasını verir, hiçbir kötülük cezası kalmaz olmamalıydı mesaj…
3 May

Amerika ve Ortadogu iliskileri uzerine bir film bu, ortadoguda amerikan birimlerine duzenlenen bombali bir saldirinin ardindan bu olayin ve arkasindaki kisilerin arastirilmasi uzerine, surukleyici hareketli bir film.. ha amerikan sempatisi yaratma ve amerika iyidir kurtaricidir soylemleri bu filmde de bolca var ama ben bunlara aldirmam hih diyor ve hareketli temposu yuksek bir film izlicem diyorsaniz hic cekinmeden izleyin derim..
6.5/10
3 May

ben bu romanı yeni okudum, ama çok çabuk bitti, çok akıcı yazılmış.. ( olu evinden anilar gibi yer yer sonuk kalmiyor- ki o kitap da harikadir ) dostoyevski kendini anlatıyor bu kitapta zaten, parasızlık içinde geçen yıllarında kumara bağlanmış.. yayıncı kitabı hemen yazması için o kadar çok baskı yapmışki dostoyevskiye, sonunda böyle bir eseri 25 gün gibi kısa bir sürede yazmış.. yalnız kitapta “polina” adlı hatuna uyus oldum, görürsem iki sille çakıcam kumar tutkusu bu kadar güzel anlatılabilirdi sanırım, romanda bir de büyükanne var ki sürahiii nine’den farksız, acayip eğlenceli bir karakter, son olarak umutsuz aşk ve kumar insana neler yapabilir derseniz, olabilecek herşeyi size gösteren bir kitap diye noktaliyim.
Son Yorumlar