9 Tem

cnbc-e için bir site açıcağımızı söylemiştim sitemiz açılalı epey bir vakit oldu ve gayet de güzel gidiyor, yeni haberimiz ise site için bir de forum açmış olmamız, daha 3.gününde olan forumda 35 üye, 357 konu ve 1.160 mesaj var. Çok keyifli bir ortam kurduğumuza inanıyorum, tasarım gayet şık, alt yapı olarak da “vBulletin” kullanıyoruz, cnbc-e ve e2 dizileri dışında, diğer yabancı diziler, çizi diziler, yerli diziler içinde bilgi alış verişinde bulunabileceğiniz başlıklarımız mevcut.. bunların dışında, sinema, hobi, müzik, kitap, frp, itiraflar, forum oyunları vb daha bir çok başlığımız da bulunuyor üyelerimizin keyifli zaman geçirebilmeleri için..
foruma ulaşmak için : http://forum.cnbcefan.net
9 Tem

dün akşam ne yapsam ne yapsam diye kıvranırken uzun süredir elimde beklettiğim dexter 2.sezonunun finalini izlemeye karar verdim, dexter’ın 2.sezonu ise 1.sezonun yanında çok vasat kaldı o kadar ki uzun süredir 2.sezon finali elimde olmasına rağmen izleme gereği duymadım, oysa 1.sezon öyle miydi, inanılmaz bir şekilde bağlamıştı beni kendine, her bir yeni bölümü sabırsızlıkla bekliyordum, ya o dumurlardan dumurlara sokan sezon finali, izlediğim en iyi sezon finallerinden birisiydi, 2. sezon finali ise üvey baba dizisinin sezon finalinden farksızdı benim için ( her iki dizininde finalini izlemiş olanlar ki üvey baba eski bir dizi ne demek istediğimi anlamışlardır ) ne bir şok eden olay, ne beklenmedik bir gelişme, ne insanı heycanlandıran oturduğu yere kitleyen zeka unsuru bir sahne hiç ama hiç biri yoktu. aksine 5 bölüm öncesinden tahmin edebileceğimiz ne varsa gerçekleşti. bütün bunlara rağmen dexter kendi has bazı özelliklerini hayla içinde barındırıyor ve izlettirmeye eskisi kadar keyifli olmasada devam ettiriyor. Umarım 1.sezon kadar iyi olamayacaksa bile en azından 2.sezondan daha iyi bir 3.sezon izleriz. Son olarak dexter çok garip bir dizi, psikopat ( tüm iyi niyetine rağmen evet o bir psikopat ) bir katilin akıl almaz cinayetleri, ve bunları yaparken ki soğukkanlılığı insana inanılmaz bir sakinlik, rahatlama hissi veriyor, diziler tehlikeli olmaya başladı sanırım akıl almaz olayları bizim için sıradanlaştırmaya devam ediyorlar.. neyse sinir ve stresin sadece tv karşısında atılması umuduyla… =))
9 Tem
Guiza 15 milyon euro bonservis ve yıllık 2.4 milyon euro ücreti ile Mallorca’dan Fenerbahçeye transfer olmuş durumda. Kıldır yündür tüydür herne olursa olsun büyük liglerden birinin gol kralının (La Ligada 27 gol ki penaltı golü yok bunlar içinde ) ülkemize gelmiş olması ligimiz için önemli bir adım ve biz izleyiciler içinde keyifli bir durum. Mallorca bu transfer döneminde kasasını doldurma politikasını benimsemiş olacak ki Gutierrez, Navarro, İbagaza ( nihat’ın yanına villereal’e transfer oldu ) ve son olarak da Guiza’yı elden çıkarttılar. Guiza da İtalyan Toni gibi geç yaşta patlama yapmış bir oyuncu gol yollarında ki etkinliği tartışılmaz fakat Semih ve Kezman ‘lı bir forvet hattı için 15 milyon euro’ya bir forvet daha gerekli miydi ? Auerolio yu kaybetmiş bir Fenerbahçe ortasahası için bence değil. Fenerbahçe bence bu transferin ardından Kezman’ı derhal elder çıkartıp, üzerinede iyi bir para ekleyerek çok ama çok iyi bir ön libero transfer etmeli!! Guiza’nın gelmesinde Aragones etkisi büyük, Aragones, Guiza’nın mallorca’dan da hocasıydı eğer yanılmıyorsam ve onu getirdiğine göre ona görede bir oyun planı vardır diyorum, Guizanın bom bom bom şeklinde çok sayıda golünü izlemek dileğiyle..
( dip not : bizi ilgilendirmez ama guiza ‘nın eşi ” Nuria Bermudez ” i de google görsellerde aratırsanız ilgi çekici şeylere rastlayabilirsiniz , ikinci bir jardel vakası ile karşı karşıyayız ahaha )
9 Tem
biliyorum yeni formalar basına yansıyalı çok oldu, ve hemen herkes gördü ama geç de olsa bende yayınlamak istedim, bu arada ben galatasaraylı olduğum için bizim formaları ekliyorum ama diğer takımların taraftarları da kendi yeni formalarını ekleyebilir, mağlum bildiğiniz üzere denetimden geçmek kaydı ile bütün üyelerimiz siteye yazı ekleyebilmekte..


formalar hakkındaki düşüncelerime gelirsek, hemen belirtiyim ki trabzonspor’un yeni formalarını gördükten sonra inanılmaz derecede “nike” sempatizanı oldum. Öncelikle yeni formamızdan başlayalım her zaman takımların klasik renklerinin yanında bunlara abes kaçmayan farklı renklerde de bir forması olması gerektiğine inanırım bir taraftar olarak, bu yüzden turuncu iyi bir seçim olmuş ana renkleri sarı ve kırmızı olan bir klüp için, fazla caf caflı olmamasıda yine alınılıp t-shirt şeklinde giyilitebilitesini de arttırdığı için çok hoş olmuş ayrıca. parçalı forma zaten galatasarayın daimi olması gereken modeli oduğu için üzerine konuşmayada pek fazla gerek yok, beyaz formanın da bana çok çekici gelmemesiyle birlikte çok şık tasarlandığını söylemeliyim, peki siyah formayı özler miyiz ? siyah tutkunu biri olarak evet ben özlicem.
Son Yorumlar