Eminim ki en sağlam Pokemon (doğrusu Pokémon tabii) hayranları bile mobil bir Pokemon oyununun tüm dünyayı meşgul eden bir manyaklığa dönüşeceğini tahmin edemiyorlardı. Fakat beklentilerin aksine Pokemon Go, Google altında kurulup “Baba ben ayrı eve çıkıyorum” diyen Niantic’i dünyanın en değerli şirketlerinden bir tanesi haline getirdi.

Ingress’in üvey oğlu

Niantic daha önce Google’ın kanatlarının altında Ingress adlı, mekanizma olarak şu an bildiğimiz Pokemon Go tadında bir oyun yaratmıştı. Fakat ismini bile pek çok kişinin duymadığı konum tabanlı bu MMOG (Massively Multiplayer Online Game) kendi markasını yaratamadı. Oyun basit olarak anlatmak gerekirse şehirlerdeki belli noktaları (gökdelenler, parklar, heykeller gibi) ele geçirerek takımların kontrol alanlarını geliştirmelerini temel alıyordu. Ingress sonrası bekledikleri fırsat da en az Half-Life 3 kadar çok beklenen modern bir Pokemon oyunu ile geldi.

Ingress_Intel_Map_full-screen

Pokemon Go’nun başarısına tesadüf, “denk geldi” falan demek de saçmalık olur. Rakam verip kafa şişirmeyeceğim fakat günlük en yüksek oyuncu sayısı rakamlarında Candy Crush, Slither.io falan gibi oyunların en iyi zamanlarında eldeettikleri rakamları geçen Pokemon Go ayrıca artık günlük aktif olma süresinde de Facebook’u geçmiş durumda. En özet haliyle şudur: Pokemon Go tüm tarihin en başarılı mobil uygulaması oldu.

Gezi Parkı gençliği de Pokemoncu

Özellikle Gezi Parkı olaylarında Türkiye’nin farkına vardığı 90’lar nesli Pokemon izleyerek büyümüş bir nesil. Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada bir çılgınlık haline gelmişti Pokemon. Ülkemizde Gameboy dünyanın geri kalanındaki kadar popüler olamamıştı belki fakat sadece çizgi filmini izleyenler de birer Pokemon hayranı olmuştu. Hatta öyle ki kendini Pikachu zannedip camdan atlayan (haber kanalları böyle vermişti, aslında muhtemelen kendisini Pidgeotto sanmıştı) çocuğa hala düzenli aralıklarla küfretme seansları sosyal medyada devam ediyor.01_RunningHepsini yakalamaya çalıştığımız Pokemonlar artık tamamen hayatımızın içinde. Gerçek oyuncular ise (konsol oyuncularından bahsetmiyorum, heil pcmastterrace) mobildeki oyundan pek memnun olmadılar. Biz gerçek oyuncular bilgisayarımızın başında fare ve klavyemiz ile mutluyuz. Akıllı telefonu alıp sokak sokak dolaşmak herkesin ilgisini çekmeyebilir, benim çekmediği gibi. Bunun tembellikle falan da bir alakası yok, haftanın 7 günü dışarı çıkan bir insan olarak ben telefonumun tüm şarjını Pokemon Go’ya yatırmak istemiyorum. Pokemon evrenini ise pek çok diğer fantastik evreni sevdiğim gibi seviyorum. Hala bir Charizard görseli görünce heyecanlanıyorum mesela. Fakat benim aradığım, istediğim oyun Pokemon Go değil.

Modern Pokemon RPG’si

Pokemon evrenindeki (bir anlamda) rastgele Pokemon yakalama, yakaladığın Pokemon’u benimsemek ve geliştirmek, günümüzdeki sevilen RPG oyunlarının çoğunun da temelinde var aslında. Örnek olarak Skyrim’i ya da öncesi diğer Elder Scrolls oyunlarını alırsak açık bir dünyadaki rastgelelik çok çekici. Her ne kadar en iyi silahlar belirli zindanlardan çıksa da rastgele olarak elde ettiğimiz bazı silahlar, karşılaştığımız rastgele canavarlar oyunu tekrar tekrar oynanabilir hale getiriyor. Karakterimizi sahiplenip onu geliştirmek bize bir ego tatmini ve haz sunuyor. Pokemon’larımızı geliştirmek de aynı şekilde.nintendo-64-controller-for-pc

Gameboy’lardaki 2D Pokemon oyunlarındaki açık dünya mantığını modern 3D grafikler ve oynanabilirlikle birleştirebilen bir oyun, tıpkı Pokemon Go gibi, Go’nun popülerliğinden de faydalanıp dev olacaktır. Tabii burada Nintendo’nun “Bizim konsollarımızda olacak” inadını da artık bahanesini bulup yok etmesi gerekiyor. Mantıklı bir şirket de zaten bunu yapacaktır. Sonuçta her türlü ideal bir tarafa, ticari olarak süpersonik bir hamle olabilir bu Nintendo için de.

PC’ye gelecek bir Pokemon

Ben oyunun şimdiden geliştirilmeye başlandığını düşünüyorum. Piyasaya çıkan Pokemon oyunlarının sayısına bakıldığında çok fazla “tırt” Pokemon oyununun da piyasaya sürüldüğünü söyleyebiliriz. Fakat PC’ye sürülecek bir oyun için Nintendo çok daha ince eleyip sık dokuyacaktır.

Bu yeni oyunda Pokemon Go üzerindeki hamlesi gibi Nintendo’nun yine ilk nesil Pokemon’lar ile hareket etmesi gerekiyor. Bunun sebebi de benim gibi Pokemon izleyicilerinin en sevdikleri ve isimlerini de takır takır sayabildikleri Pokemonlar birinci nesildekiler. Şahsen oynamadığım Pokemon oyunlarında daha önce görmediğim Pokemonları gördüğümde bana çok fazla bir anlamı olmadığını hissediyordum. Pokemon Go’da ise bildiğimiz, sevdiğimiz Pikachu, Squirtle, Charmander gibi cinsleri yakalayabiliyor, geliştirebiliyoruz.

Ben eminim ki Nintendo, Pokemon Go ile aldığı gazı PC ve diğer konsollara da yayarak çok sağlam bir vole vuracaktır. Eğer aceleye gelmezse 2017 yılı içerisinde, Pokemon Go’nun da taze kalacağını düşünerek (eklentiler ile), Nintendo imzalı bir Pokemon PC oyunu bizleri bekliyor. Ya da en azından umudumuz, dualarımız o yönde.

 

Henüz Yorum Yok

CEVAP VER