Rolling Stones müzik dünyasını sallamaya hazırlanıyor.
Grup 2006 yılının sonbaharında New York Beacon Theatre’de başarılı yönetmen Martin Scorsese tarafından iki gün içinde kaydedilen görüntülerden oluşan belgesel filmi 4 Nisan 2008 de piyasaya çıkıyor. Filmde unutulmaz Rolling Stones şarkıları seslendiriliyor, sahne arkası görüntüler ve misafir sanatçı performanslarıyla son derece keyfli bir belgesel film olmaya aday.
Devamı için »

Whitesnake yeni albümü “It’s Good to Be Bad” için çıktığı turda 6 Temmuz Pazar günü Masstival kapsamında Parkorman’da Türkiye’deki müzikseverlerle buluşacak.
Çizgi-animasyon film dalında sıradışı olmuş bir yapım. İran’da molla rejimi ve yıkılması ve İslam devrimi süreçlerinde küçük bir kızın gözünden anlatılan bir hikaye. Marijne’nin küçüklüğünde demokratizme yakın bir ülke konumundaki İran’ın, yılllar geçtikçe nasıl değişip, yozlaştığını anlatır film. Küçük Marjine asidir, ilk örnek aldığı insan komunist olan amcasıdır. Onun izinden gidecektir bundan sonra. Ama ülkesi hiç de onun istediği yönde ilerlemez ve asi tavırları yüzünden zor günler yaşayan Marjine Viyana’ya gönderilir. Burda ilk aşkı tadacak, büyüyecek ve kendini bulacaktır ülkesine dönmeden. Dönünce de artık ne İranlıdır ne batılı, çünkü onunla birlikte terkettiği ülkesi de çok değişmiştir.
Yanlış politakaların bir ülkeyi nereye sürükleyebileceğini bir kadının gözlerinden göstermekte Persepolis. İzlenmesi gereken filmlerden biri bence…

Sound of Guitars
İzmir gitarlı günlere merhaba demeye hazırlanıyor.
Türkiyede gitar dendiği zaman akla gelen isimlerin başında yer alan dört virtüözun sahne alacağı Sound of Guitars konserleri izmirde 30 Mart’ta başlıyor.
Devamı için »

Ion Barbu
Kirmizi Bisiklet yazimdan sonra İon Barbu’ye ait bu odullu karikaturun konuya cuk oturdugunu dusundum ve paylasmak istedim. Anne ve babasiyla ayni salonda oturan bu cocugun resmedildigi karikaturde disardan birbirlerine bir adim yakin gozuken aile bireylerinin daha dogrusu anne ve babanin cocuklarindan ne kadar uzakta oldugunu goruyoruz. Bir adada oyuncaklariyla yalniz! basina.. Harika bir karikatur..
Şubat 2008 de piyasaya çıkan bu albüm Lenny Kravitz tarafından “it is time for a love revolution” olarak adlandırıldı…
Albümdeki bütün enstrumanlar artık bir gelenek haline gelen ve dinleyiciler tarafından da alışılmış lezzet olan Lenny Kravitz sesini içermekte çünkü bütün enstrumanlar Lenny Kravitz tarafından çalınmıştır, ayrı zamanlarda studyoya girerek ayrı ayrı kaydedilip daha sonra mixlenmiştir.Bilinmez, belkide Lenny Kravitz’e dört yıllık en iyi erkek rock vokalist grammy’sini getirende bu çok yönlülüktür.
Devamı için »
Kirmizi bisiklet Can Dündar’ın babalar ve çocuklar üzerine yazdıgı içeriginde çok basarılı ve yerinde saptamaların bulundugu okunası bir kitap. Babamın ogluydum önce.. Oglumun babası oldum sonra diyerek çocukluktan babalıga geçişi, o büyük sorumlulugu ve bunun beraberinde getirdigi büyük mutlulugu çok güzel dile getirmis Can Dündar. Kendi çocuklugundan bahsetmis kitabin başında ve bunu öyle güzel bizlere sunmuş ki o yıllarda yaşamamış olan ben bile o yıllarda yaşamış kadar sıcaklıgını hissettim o dönemin. Daha sonra çocuklara, gençlere onların problemlerine daha çok da ebeveynleriyle olan ilişkilerindeki uçuruma dikkat cekmiş Can Dündar çok yerinde tespitlerle birlikte. Bu tespitlerini basından, yasanmis bir çok gerçek olayla desteklemiş, farklı uzman görüşlerini sunmuş, bunlar kitabin objektifligi açısından oldukça önemli detaylar ve bu detaylar kitabı daha okunulabilir, daha anlaşılabilir hale getiriyor. Söz konusu çocuklar ve gençler olunca egitim sistemimizde ki eksikliklerden daha dogrusu absürdlük ve saçmalıklardan da ziyadesiyle bahsedilmiş ve bunu düzeltmek için kökten bir degişiklik mümkün olmasada biryerlerden başlanılması gerektiginin altını çizmiş. Can Dündar da günümüz aile yapısından, ebevenylerin çocuklarıyla olan ilişkilerinden umudu kesmiş olacak ki, kitabinda ebeveynlere nasihatten çok çocuklara sesleniyor, onlardan sorumluluk almalarını ve birşeyleri degiştirmeye calişmalarını istiyor ki bu günün çocukları yarının ebeveynleri olduklarında aynı hataları yapmasınlar, daha saglıklı bir nesil yetişsin. Zaten sanırım yapabilecegimiz en köklü degişiklik de yeni gelecek nesli eskisiyle yer degiştirmeden önce olmasi gerektigi gibi hazırlayabilmek eskilerin çıkardıgı tüm zorluklara ragmen. Can Dündar en azindan yazdigi kitapla bir şeyleri degiştirmeyi denemiş, bizlerde bu kitabı olabildigince çok kişiye okutarak bu degişime katkıda bulunmalıyız, gerci herşeyin en dogrusunu ve en iyisini ben bilirim hastaliginin ( ki çogu zaman hiçbir şey bilmezken ) zirve yaptigi toplumumuzda, kitap da yazanların ne kadar etkiliyici olacagi tartısılır ama ufacık bir gürüh bile kendini degiştirmek yolunda adım atsa, en azindan kitabi okuyan gencler bir adim yol kat etse, Can Dündar tek bir adam icin buyuk bir is basarmis olur. Buradan bu yazıyı kac kişi okur bilemicem ama bir kisi bile okuyup kitabı alma geregi duyarsa ben de tek bir adam için büyük bir iş başarmış olacagıma inaniyorum ;) Haydi atlayın kırmızı bisikletlere..
(Kitaptan bir alıntı: “zaman, neden en mutlu oldugumuz an ışıktan hızlısın, acı çektigimizde kaplumbagadan yavaş…”
Yapım: 2006, ABD
Süre: 116 dk.
Tür: Dram / Komedi
Yönetmen: Ryan Murphy
Senaryo: Ryan Murph, Augusten Burroughs (Kitap)
Görüntü Yönetmeni: Christopher Baffa
Müzik: James S. Levine
Oyuncular:
Annette Bening (Deirdre Burroughs)
Brian Cox (Dr. Finch)
Joseph Fiennes (Neil Bookman)
Evan Rachel Wood (Natalie Finch)
Alec Baldwin (Norman Burroughs)
Joseph Cross (Augusten Burroughs)
Gwyneth Paltrow (Hope Finch)
Patrick Wilson (Michael Shephard)
Augusten daha çocukken annesinin etkisi altına giren, onu onaylayan hatta annesine tapan bir çocuktur. Fakat 14 yaşına geldiğinde anne ve babasının aralarında problemleri çözmek için psikoloğa giden annesinin değişmesiyle Augusten’ in de hayatı değişir. Annesi kendi problemlerini çözmek için oğlunu psikoloğuna evlatlık verir ve Augusten Finch’lerin garip hayatında bir yer arar kendine. Bir yandan da kendi problemlerini çözmeye çabalar. Cinsel kimliğini dengesiz bir şekilde keşfeder. Ve aslında annesini hiç mi hiç tanımadığını farkeder.
Kendisinin de dediği gibi bu film annesinin onu nasıl bıraktığını, daha doğrusu Augusten’in annesini terkedişini anlatır.
Sürekliyici ve sıradışı bir film Running With Scissors.
Yönetmen: Tetsuro ARAKI
Senaryo: Toshiki INOUE, Shinji SATOH
Animasyon: Takahiro KAGAMI, Masaru KITAO, Akemi KOBAYASHI
Müzik: Hideki TANIUCHI, Yoshihisa HIRANO
Dizayn: Masaru KITAO
Orjinal Eser: Takeshi OBATA, Tsugumi OOBA
Hikaye, Ryuk adında bir Shinigaminin Death Note’unu Dünya’ya düşürmesiyle başlar.
Death Note, bir okulun bahçesine düşmüş ve Raito adında bir öğrenci defterin düştüğünü görmüştür. Gidip defteri alır. Üzerinde Nasıl kullanıldığı yazmaktadır:
“Bu deftere ismi yazılan insan ölecek.
Bu defterin yazarı, kişinin ismi ve suratı aklında olmadığı sürece sonuç göstermez. Bununla beraber, aynı ismi taşıyan diğer kişiler de bundan etkilenmez.Eğer kişinin ismi yazıldıktan 40 saniye sonra ölüm biçimi yazılırsa, kişi o şekilde ölür. Eğer ölüm sebebi belirtilmemişse, sadece kalp krizinden ölür. Ölüm sebebi yazıldıktan sonra, ölümün ayrıntılarının 6 dakika 40 saniye içerisinde yazılması gerekir.”
Devamı için »

Yapım: İngiltere, 2007
Süre: 145 Dk
Tür: Savaş / Dram / Romantik
Yönetmen: Joe Wright
Seneryo: Ian McEwan (Roman) - Christopher Hampton
Görüntü Yönetmeni: Seamus McGarvey
Müzik: Dario Marianelli
Oyuncular:
Saoirse Ronan(13 yaşındaki Briony Tallis)
Keira Knightley(Cecilia Tallis)
James McAvoy (Robbie Turner)
Yaş sınırı: +15
Devamı için »
Son Yorumlar