
Kalbim Ege’de Kaldı - Sezen Aksu ( Album : Deli Kizin Turkusu )
Cigaramı sardım karsı sahile
Yaktım ucunda acıları
Ağları attım anılar doldu
Ağlar hasretimin kıyıları
Yareme tuz diye yakamoz bastım
Tek sahidim aydı aman aman
Bir elimde defne bir elimde sevdan
Kalbim Ege’de kaldı
Aman efendim ayrılık ölümden beter
Aman efendim yeter bu hasretlik yeter
Aman efendim bana bir merhaba gönder
Canım efendim canım efendim
Kadehimi vurdum Karsıyaka’ya
Efeler kalktı serefe
Sevgimi attım dostlar tuttu
Bir ağıt yaktık kadere
bu sarkinin girisi alir goturur insani.. dinlemeli..

Tv’de ki haberleri izlemeyi birakali cok oldu ( NTV’yi bunun disinda tutuyorum ), aslinda cok bildik bir konu bunun uzerine yazi yazmaya da gerek yok, isin asli bu dunya genelinde de cok farkli degil, ama bilincli insanlarin hala bunlari izlemesine anlam veremiyorum. Ustelik kendilerine haberci diyen bu ise gonul veren isimde buyuk abilerimizin bu kanallarin haber bultenlerini sunmalarina ve vicdanlarinin rahat olmasina ise hic anlam veremiyorum. Tek tek arsivden yayinlanmis haber ornekleri verme geregi duymuyorum zaten aksam saatlerinde 1 saat sure ile yayinlanan sacmaliklardan, haber basligi altinda sunulan acinasi seylerden herkes haberdardir. Yani bu isi hic sevmedigim bir kanal olmasina ragmen sanirim en temiz yapan kanallardan birisi de TRT 1 dir. En azindan aksam bulteninde insanlara magazin soslu yada siddeti gozumuze sokan haberler vermiyor. Tv’de yeteri kadar magazin programi varken ve insanlarin beynini koreltip gunluk sorunlardan, hayatin boktanligindan yeteri kadar soyutlatip gerceklerden uzaklastirirken bir de aksam bultenlerinde bunlara hic gerek yok diye dusunuyorum. insan aksam tv’nin karsisina gectiginde ahmet banuyu 3 farkli acidan tokatlarken tadinda haberler izlemek istemiyor. yada bol bol siddet iceren cinnet geciren adam karisini kizini onun okul arkadaslarini amcasini halasini dogradi, benzin doktu yakti uzerlerinden tirla gecti gibi haberleri, en azindan bunlarin dozajini iyi ayarlamadan. Siddeti ozellikle haber programlarimiz o kadar siradanlastiriyor ki bunun insanlarda ne kadar ters etkiler biraktigini farkedemiyorlar. Bu tur yayinlar insanlari siddetten uzaklastirmak yerine insanlari siddete alistiriyor, insanlar sik sik butur seyleri gordukleri ve duyduklari icin bu olaylar gunluk siradan olaylarmis izlenimi birakiyor toplumda ve dogal olarakda butun bunlar insanlarin insanlik disi bu olaylara tepkisizlesmesiyle sonuclaniyor. Bilirsiniz bu boyledir, kendisine surekli igne batirilan birisi gittikce bu igneden daha az aci cekmeye baslar, gitgide daha fazla duyarsizlasir ve tepkisiz kalir oysaki kendisine uygulanan bir tepki vardir, ama kisi soz konusu aci veren bir durum olmasina ragmen tepkisiz kalabilir. Sozun ozu lanet olasi haberlerin insanlara bu kadar zararli olmamasini diledigimi soylemekten baska yapacak birsey goremiyorum.

Sevilla Keita’yi katalanlara sattiktan sonra kasasina hatiri sayilir bir para koydu ama bu parayi bizim anadolu klupleri gibi faize yatirmadi yeni yatirimlara yoneldi. Bunun ilk adiminida 2007 Apertura (Acilis Turnuvasi) sampiyonu Lanus’tan Arjantin U-20 Milli takımının da yildizi Lautaro Acosta’yi transfer ederek gerceklestirdi. Aciklanan transfer ucreti de 7 milyon euro. 19 yasindaki bir arjantinli icin aslinda hicte azimsanamayacak bir ucret bu ozellikle D’Alessendro ve Carrusca vakalarini dusunursek ( Kim ne derse desin Carrusca arjantinde ismi olan ve gelecek vadeden bir oyuncuydu ) elde patlama olasiligi cok yuksektir, arjantin ligi gorsel olarak ne kadar keyifli olursa olsun avrupa arenasina benzemez umarim Acostayi da bu araneda bir cok arjantinli yildizin basinada geldigi gibi harcamazlar.Bu arada Sevilla Acosta ile 5 yillik sozlesme imzalamis, artik isler yolunda giderse onuda bir 25 milyon euroa Real Madrid’e satarlar. Acosta’dan da bahsedelim biraz kendisi sag acik ve forvet arkasi mevkilerinde gorev aliyor pek golcu bir oyuncu oldugunu soyleyemeyiz Lanus formasi altinda 49 macta 5 gol atmis. Ama Lanus’un ilk sampiyonlugunda onemli bir payi oldugunuda soylemek gerek.

Doğru bildikleri değerlerine; tutkuyla, aşkla adanmış bir hayat.. Nüzhet… kimsenin dümen suyuna girmeden, kimseye temenna durmadan, el avuç açmadan kimseye, kalemiyle yaşayan, savaşan.. Nüzhet…
Doğrularını hırsıyla sınayan.. idealleri uğruna doğrularından dahi vazgeçmeyi göze alan.. durup bir tenhalıkta düşününce, vazgeçtikleri adına pişman olan.. arayan, sınayan, bocalayan, yitiren.. Aysan…
Aşkın.. sadakatin.. artık geride kaldı sanılan, modernize çağa yenik düşmüş bilinen aşkın.. Mecnunluğa öykünüp Leyla’sını, İreni’yi, gönlünde yaşatan, seven… Her tende o geçmiş zaman sevgilisini aldatan, onu arayan, dönüp dönüp içinde İreni’yi bulan.. Nüzhet…

Bu sene Sırbistan’ın başkenti Belgradta yapılan yarışma geçen senelerdeki yarışmalardan farklıydı.
Şarkı süreleri uzadı ve daha birçok yenilik oldu.
Ama benim en çok dikkatimi çeken ve hoşuma giden ülke yarışmacıların görüntülerle tanıtıldığı bölümdü.
Bazen bu tanıtma esnasında evsahibi ülkeden görüntüler veriliyordu. Bazende yarışacak ülke tanıtılıyordu.
Bu seferki tanıtımlarda çeşitli şekillerde ülkenin bayrağı oluşturuldu. Türkiyenin bayrağı çok lezzetliydi. Şişlere çilek ve muz geçirilerek oluşturuldu. Yunanistan bayrağının oluşturulmasıda gerçekten ilginçti. Üzerlerinde mavi-beyaz giysiler olan bir çiftin birbirlerine sokulmasıyla oluşturuldu.
Bana göre en iddialı şarkılar Türkiye, Ukrayna ve Rusya’nındı. Türkiye sahnesinde pek görsellik yoktu ama gerçek müzik vardı. Ukrayna sahnede şarkıcısının mini eteğiyle ve sahne şovlarıyla dikkat çekiciydi. Rusya ise buz patencisi Evgeni Pluschenko ile oyları kaptı.
Sıra geldi oylamaya…
Oylamanın başlangıcında Türkiye, Yunanistan ile 1.’liğe oynuyordu. Avrupa ülkelerinden Türkiye’ye bol bol puan geldi. Oylama sırası Baltık ülkelerine gelince bize oy gelmez oldu ve 7.’liğe düştük.
Türkiye her zamanki gibi Ermenistan(10 puan) ve Yunanistan’a oy verdi ve 12 puanını komşu ülkeye yani Azerbeycan’a verdi. Azerbeycan’ın 12 puanıda Türkiyeye geldi. Türkiye’nin 8 puanı ise Ukrayna’ya gitti.
Sonuç olarak Rusya 272 puan ile 1. olurken, Türkiye 138 puanla 7. oldu.
Yazının devamında hangi ülkelerin bize ne kadar oy verdiğini görebilirsiniz. Devamı için »

Yapması çok meşakkatli ama bi okadarda keyfli bi iş…
Aslında okadar yetkili sayılmam bu konuda ama bildiklerimi paylaşayım sizlerle. Photoshop yada illustratör kullanan kişi, rahatlıkla 5 6 saat ayırarak bi fotografı vektör hale getirebilir.
Fotografı beğenip, işte bu fotografı vector yapıcam dedikten sonra dönüşü olmayan bir yola girmiş olursunuz, onun için uzun süreler bakmaktan sıkılmayacağınız fotografları seçmeniz önerilir. Çok cafcaflı fotografları işlemek zor olacağı için kolay fotograflardan başlayın, basit bir portre fotografıyla başlamak en doğru seçimdir bence…
Devamı için »

11 piyasaya çıktı, üstelik çıkalıda baya oldu. Lenny Kravitzin albümüne paralel bi albüm olmuş romantik bi rüzgar esip yanağınızı okşuyo, öyle bi albüm…
Bryan Adams okadarda sevdiğim, aman aman her albümü bende olmalı dediğim bi insan değil ama kendisine saygım sonsuz : ) Türkiyede konser vercek dediler diye meraktan dinledim albümünü ve zaman içerisinde gerçekten arşivde yer etmesi gereken bi albüm olduğu kanısına vardım.
Devamı için »


sampiyonluk guzel sey, 2.lik hicbir sey …

Euro 2008′e gittikce yaklastigimiz su gunlerde, takimlar ve oyunculardan once maclarin gercek star’i olacak olan topu tanitalim istedik, malum isin anahtari bu top, kale aglariyla bir bulusmasi bir ulkeyi futbol duzeyinde avrupanin en buyugu yapabilecekken bir ulkeyi de evine gonderebilir, yada bir oyuncunun degerini 2 yada 3′e katlayabilir :) Euro 2008 den daha sonra detaylica bahsederiz ama sunuda demeden gecemiycem Ay-Yildizlilarimizin olmadigi bir avrupa sampiyonasi yada dunya kupasindan keyif alamiyorum ben, sonucta 85 dogumlu biri olarak iyi kotu 96 ve 2002 avrupa sampiyonasi, 2002 dunya kupasi ( ve 3.lugu ) , uefa, super kupa sampiyonluklari, s.ligi ceyrek finalleri gormus bir nesilden geliyorum, hani kim ne derse desin olduk biz, her zaman sampiyonluk sansi olan bir potansiyele sahibiz, ha gruptan da cikamayabiliriz orasi ayri, kader ayraci resimde zaten bir ”top” yuvarlak ne olacagi belli olmaz ;) O yuzden ay-yildizlilarin olmadigi bir turnuvayi izlerken keyif alamiyorum, eski nesilin yaptigi gibi brezilya’yi yada hollanda’yi destekleyerek mutlu olamiyorum cunku artik biliyorum ki benim ulkemin topculari onlardan daha iyi olabilir ;) Konuyu saptirdik gene euro 2008 de kullanilacak bu top’un en onemli ozelliklerinden biriside her turlu hava kosuluna uygun olmasiymis ve afrika kupasinda kullanilan topun yapi olarak aynisiymis, bir nevi testten gecmis yani. Hadi bakalim hayirlisi olsun ins 2002 dunya kupasinin topu fevernova gibi bizim icin hayirli olur.

NBA 07-08 sezonun “En Değerli Oyuncusu” (MVP) ödülü Los Angeles Lakers’ın süper-starı Kobe Bryant’ın olmus. Ahhh lakerss ahhh bir zamanlar ligi nasilda domine eden bir efsaneydi, shaq, kobe, fisher .. metin-ali-feyyaz gibi, ama tumer ile alex yanyana oynar mi ? misali kobe ve shaq’in aralarinda cikan tartismalar shaq ve kobe yi ayirdi sonra devam etti bu ayrilmalar, lakers da eski tadi vermedi kobe’ye ragmen.. ama bu sene yine iyi isler yapiyorlar.. hemen soyliyim kobe jordan ile bile kiyaslansa benim favori oyuncularim t-mac ve alen iverson’dur, ozellike nba live oynarken iverson ile eser gecerim euheuhe.. t-mac ciyiz dimi serdar ? :) bu arada kobe bu odulu ilkkez kazandi ama sahsi fikrim daha onceden de kazanmayi hakketmisti. Kobe oylama sonunda 1105 puan alırken, Chris Paul 889 puan, Kevin Garnett 670 puan ve LeBron James 438 puan aldı.Son olarak Kobe’nin istatistiklerini de verelim; Bu sezon 28,3 sayı-6,3 ribaunt-5,4 asist.. yazinin devaminda mvp odullerini onceki yillarda kazanmis oyuncularida bulabilirsiniz.. Devamı için »
Son Yorumlar