23 May

Yetmiş yıl boyunca, binlerce kişi gizemli şekilde ortadan kayboldu. Her birinin kaybolmasının ardından yapılan araştırmalar sonuç vermedi. Sonra bir 11 Temmuz günü, ansızın ve açıklanamayan bir şekilde 4400‘ü birden aynı anda geri döndü. Dönüşleri de kaybolmaları gibi gizem doluydu. Döndüklerinde, hepsi kayboldukları yaştaydı ve aradan geçen zamanda neler olduğu hakkında hiçbir fikirleri yoktu. Nerede olduklarını da, nasıl döndüklerini de hatırlamıyorlardı.
Dünya ise dönmeyi sürdürmüş ve onların kaybolduğu günden bu yana pek çok şey değişmişti. Ama sadece dünya değil, onlar da değişmişti. Artık telepati ya da geleceği görme gibi özel yeteneklere sahiptiler. Kaçırılmalarının bir nedeni vardı. Onlar gelecekte insanoğlunu bekleyen korkunç sonun önüne geçmek için görevlendirilmişlerdi. Ancak kimse bunun nasıl gerçekleşeceğini bilmiyordu.4400 kişi döneli tam bir yıl oldu. 4400’ün topluma uyum çabası ve neden arayışları ikinci sezonda da tüm heyecanıyla sürdü. Kaçırılmalarının arkasındaki giz perdesi bir taraftan açılırken diğer taraftan beraberinde başka sorular getiriyor.
Bu arada, Jordan Collier “4400 Merkezi”ni açtı ve buraya gruptan olmayanları da kabul etti. Bir de kitap yazdı. Sonra Jordan Collier‘e bir suikast düzenlendi ve hafıza boşlukları yaşayan Kyle ise hatırladığı zaman diliminde Jordan Collier’i kendisinin öldürdüğünü gördü. Şifa yeteneği olan Shawn bu yeteneği yitirdi, Maia hastalandı ve 4400’lerin bir hastalığa tutulduğu anlaşıldı. NTAC’nin rutin tıbbi kontrollerinde güçlerini yitirsinler diye onlara zerk ettiği promisin önleyici bir madde hepsini hasta ediyordu. Diana ve Tom buna karşı çıktı, Ryland tutuklandı, Isabelle önce kaybolup sonra Shawn’un odasında yirmili yaşlarında bir genç kadın olarak ortaya çıktı, Jordan kumsalda belirdi.
İşte burada kalmıştık. Şimdi ise yeni sezona, eskisinden miras kalmış esrarlarla başlıyoruz: Bir anda büyüyen Isabelle, Maia’nın annesine “Savaş hâlâ devam ediyor,” demesi, Dr. Burkoff’un malum serumu kendine zerk etmesi ve sapasağlam bir Jordan Collier gibi. Bakalım The 4400 dünyasını üçüncü sezonda neler bekliyor?
(bkz. 4400@itüsözlük)
(bkz. 4400@ekşisözlük)
23 May

Sert ama yakışıklı bir ajan dünyayı kaç kez kurtarabilir? Şimdilik beş kere… Neyse ki, arkası da geliyor. Joel Surnow ve Robert Cochran’ın yarattığı televizyonun en yenilikçi ve heyecan verici yapımlarından 24, beşinci sezonda da eşsiz ve öncü tarzını sürdürecek. Her bölüm gerçek zamanda bir saati işleyecek ve bütün sezon bir gün içinde yer alacak. Bir kez daha izleyici, birçok karakteri asla unutamayacakları bir günde takip edebilecek.
Dördüncü sezonun finalinde, Emmy ödüllü Kiefer Sutherland’in canlandırdığı Jack’i müşkül bir durumda bırakmıştık. Çinliler onu büyükelçilikteki ölüm olayından sorumlu tutuyordu, Çin hükümeti mahkemeye çıkartılması için Jack’in kendilerine verilmesini talep etmişti. Başkan Palmer onu, karşı karşıya olduğu tehlike konusunda uyardı. Tony, Michelle ve Chloe de, Gizli Servis’in ona kurduğu tuzaktan kaçmasına yardım ettiler. Jack’in yaşayabilmesi için, herkesin onun ölmüş olduğuna inanması gerekiyordu. Hayatı tamamen değişecekti.
Beşinci sezonun başında, dördüncü sezondan bir buçuk yıl sonra Jack Güneydoğu California’daki bir ailenin yanında, takma isimle yaşıyor. Bir petrol kuyusunda çalışıyor. Ama televizyonda bir haber görüyor, sonra bir telefon geliyor ve Jack’in hayatı yeniden rayına oturuyor, ya da yolundan çıkıyor. O bir kez daha sabık CTU ajanı, dünyayı (en azından, ABD’yi) defalarca kurtarmış olan adam. Komplocuları, içten vuran casusları, hain yabancıları ile dört dörtlük bir 24 günü daha bizi bekliyor.
(bkz. 24@itüsözlük)
(bkz. 24@eksisozluk)
7 May

soot ile yeni bir projemiz var simdi, cnbcefan adli bir blog acmak, benim bildigim cnbc-e uzerine hali hazirda iki tane forum var, ama blog olarak surekli guncellenen bir site yok, biz bu ise kalkistik, bunun icin gayet heyecanliyim, guzel seyler ortaya cikartcagimizi dusunuyorum.. cnbc-e nin tv izleme keyfimde cok onemli bir yeri vardir, kanal-e zamanlarindan baslayan bir ask bu, kanal-e oyle bir kanaldi ki, bizde yayinlanan dandirik dizilere karsin ( superbaba ve bizimkiler gibi efsaneleri tenzih ediyorum ) cok kaliteli, emek harcandigi belli olan, kendini izlettiren diziler yayinlayan ( ki bu sevda married with children ve dawson’s creek ile baslamistir ) , yine milyonkere izledigimiz rambo serisi disinda kaliteli ve bagimsiz filmler yayinlayan, hafta sonlari kaliteli muzik programlari yapan sabaha karsida olsa konserler yayinlayan, heidi ve vikingleri bile tekrar bizlerle paylasan sicak bir kanaldi, haa sonra belki daha kaliteli ve daha cok sayida dizi yayinlamaya basladi ama o amator, sicak havasini da gozumde kaybetti orasi ayri, neyse konumuz bu degildi ya cnbc-e den soz acilinca dile geldim :) cnbc-e deki yayinlanan diziler uzerine bir cok dokuman, guncel haber, dizi ozetleri vs olmak uzere bir cok seye ulasabileceginizi soyleyebilirim daha bir cok fikrim var ama bunlari hayata gecirince sizlerle paylasiriz henuz cok erken, umarim benim bu konudaki heyecanim kacmaz ve hos bir is ortaya koyariz, bu konuda bize yardimci olmak isteyecek arkadaslar, ekibimize katilmak isteyecek arkadaslar sitedeki sag koseden soot yada benimle mail yoluyla temasa gecebilir.. son olarak soz konusu cnbc-e oldugunda turk izleyiciler 2 ye ayrilmistir denilir, cnbc-e izleyenler ve cnbc-e izleyecek olanlar ” euheuhe
www.cnbcefan.com yakinda…
Son Yorumlar