29 Ağu

80’lere damgasını vurmuş çizgi dizilerin başında Voltron gelir. The Hollywood Reporter’ın bildirdiğine göre 1984’de yayınlanmaya başladıktan sonra tüm dünyada büyük bir hayran kitlesi yaratan dev robot beyazperde aracılığıyla yeniden fanlarıyla buluşacak.
(more…)
14 Haz

Hot Fuzz imdb puaninin yuksekligiyle dikkat ceken bir film biz Turk izleyiciler icin. Bende oha lan nasil almis bu puani diyerek filmi izleme karari aldim. Filmi belirli bir ture dahil etmek zor, film gayet eglenceli ve komikken birden heyecanli kovalama sahnelerine ve catisma anlarina ativeriyor sizi. Ustelik bu catisma ve olum sahneleri saw‘a tas cikartir cinsten ( abartmis olabilirim ama izleyince ne demek istedigimi daha iyi anlayacaksiniz ) bu yuzden film cok genis bir kitleye hitap ediyor ve seyir boyunca izleyiciyi sikmama garantisini noter tasdikli bir sekilde elinize veriyor :P

Filmin konusuna gelirsek Nicholas Angel Londra polis teskilatinin mokunu cikartmis ( iyi manada ) bir polis memurudur o kadar bokonu cikartmistir ki suclu tutuklama yuzdesi diger polislerin %400 kadar fazlasidir bu da ustleri ve diger polis arkadaslari tarafindan hos karsilanmaz dogal olarak da amirleri tarafindan cavus rutbesine atanarak Sandford kasabasina postalanir. Sanford kasabasi gorunuste cok sakin ve suc oraninin sifira yakin oldugu bir kasabadir, oyle ki kasaba ustuste en iyi kasaba odulune layik gorulmustur. Kasabada herkes birbirini tanimakta ve bir cok seyi hos gormektedir.
26 May

25 Temmuz’da ABD’de gösterime girecek The X-Files’in yeni sinema filmi I Want To Believe‘in fragmanı yayınlandı.
3 May

Uzerinden fazlaca zaman gecmis bir film, ama hayla izlememis olanlar icin bir kac sey yazalim genede, film açıkcası bende flash tv de birzamanlar yayınlanan gerçek kesit programından farklı bir izlenim bırakmadı sadece biraz daha iyi kurgulanmısıydı ki bırakın o da olsun, arada birkaç mesajcık verilmeye çalısılmıs ama çok da basitte kalmıs, biliyoruz abicim biz zaten bunları hani çok da zekice wayyy gediğine koydu türünden şeylerde yoktu, filmdeki has piskopatlarımızdan nejat işler’in yer yer (tüm piskopatlıklarına rağmen)sempatik gibi, bazı haklı nedenleri varmıs gibi gösterilmeye çalısılmasıysa ise olmadı.. bu arada gerçek olayı merak edenler için yanılıyorda olabilirim ama benim duyduğum, gerçek olayda hapistekilerin ipini çeken savcı değil, duruşmalar filan bittikten sonra bizim gençlerden birisini ankara’nın sayılı mafyalarından birisi arabasıyla yanına aldırır ve gencin eline bir telefon tutuşturur telefonun karşısında senin bir lafına bakacan adamlar var tarzında birşeyler söyler işte ama bizim eleman filmdeki maltozlukla öldürülmelerini istemez.. sonra hapisteki elemanlarımız bir güzel ağızları burunları dağıtılır orda, üstüne tecavüz de edilir falan filan kısasa kısas tarzı bişeyler işte,gerçek gençlerdende ölen yok bildiğim kadarıyla, kızlardan birisi sürekli intihar girişimlerinde bulunuyormus sanırım, zaten gerçek olay bir barda değil gençlerin evinde geçtiği için barmenin ölmesi gibi bir durumda söz konusu değil böyle işte.. ama bu filmin sonu böyle olmamalıydı bence filmin sonunda suçlular afla serbets bırakılmalıydı ve bu şiddet görüntülerinden sonra ve suçlularında serbest bırakılmasıyla Türkiyede ki adalet kavramı belki değişmeyecek bile olsa inceden inceye tekrar tartışılmaya, gündeme gelmeye başlayabilirdi, bu filmin misyonu bulmalıydı adalet kavramını konusulur hale getirmek,adalet yapmasada birileri onların cezasını verir, hiçbir kötülük cezası kalmaz olmamalıydı mesaj…
3 May

Amerika ve Ortadogu iliskileri uzerine bir film bu, ortadoguda amerikan birimlerine duzenlenen bombali bir saldirinin ardindan bu olayin ve arkasindaki kisilerin arastirilmasi uzerine, surukleyici hareketli bir film.. ha amerikan sempatisi yaratma ve amerika iyidir kurtaricidir soylemleri bu filmde de bolca var ama ben bunlara aldirmam hih diyor ve hareketli temposu yuksek bir film izlicem diyorsaniz hic cekinmeden izleyin derim..
6.5/10
15 Mar
Yapım Yılı: 2006
Süre: 102 dk
Tür: Aksiyon / Dram / Spor
Yönetmen: Sylvester Stallone
Senaryo: Sylvester Stallone
Görüntü Yönetmeni: J. Clark Mathis
Müzik: Bill Conti
Oyuncular:
Sylvester Stallone (Rocky Balboa)
Antonio Tarver (Mason Dixon)
Milo Ventimiglia (Rocky Balboa Jr.)
Burt Young (Paulie)
Geraldine Hughes (Marie)
Tony Burton (Duke)
Henry G. Sanders (Martin)
BU YAZI FİLMİN SONUDA DAHİL OLMAK ÜZERE BİR ÇOK SPOİLER İÇERMEKTEDİR!!!
Filmi izlemeye başlarken herşeyin bir başa dönüş olacağını düşünmemiştim yada düşünememiştim. Aslında bu başa dönüş bir çokları beğenmesede 5. filmde başlamıştı 3. ve 4. filmler gibi politik yada reklam unsurlarını fazlasıyla barındıran bir film değildi 5. film. Daha ziyade başlangıca dönüştü. Rocky ve ailesinin eski mahallelerine, eski hayatlarına ve hatta eski işlerine dönüşleriydi (bkz:Adrian’ın evcil hayvan dükkanında çalışması, Rocky’nin Mickey’in salonuna dönmesi vs..). Film ilkinde olduğu gibi insan ilişkilerini ve psikolojisini, hayal kırıklıklarını ve bunlara karşı direnişi ön plana çıkartıyordu, birçokları beğenmesede bu böyleydi ve olması gerekendi.. Bütün bunlara rağmen 5. film bir veda havasında esmemişti sadece başa dönüştü, serinin 6. filmi Rocky Balboa ise adından da anlaşılacağı gibi hem bir başa dönüş hemde gerçek bir veda oldu bizler için.. (more…)
15 Mar

Fikret Kuşkan ülkemizde üzerine konuşulmayı ve övgüyü en çok hak eden oyuncuların başında geliyor, çoğu hollywood oyuncusunun bile eline su dökemeyeceği yetenekdeki ender sinema yıldızlarımızdan Fikret Kuşkan.Bir oyuncu için çok etkileyici bir ses tonuna sahip, oynadığı role kendini çok iyi adapte etmesi ve birbirinden çok zıt rolleri bile rolün havasına harika bürünerek argo tabiriyle 10 numara gerçekleştirmesi onu diğer oyunculardan ayırıyor.Anlat İstanbul‘da bir mafya babasını Babam ve Oğlumda ise çocuğuna veda eden bir babayı nasıl canlandırdığını yakından gördük birbirinden bu kadar zıt iki karakteri bu kadar gerçekçi yansıtması, canlandırdığı karakterle adeta bütünleşmesi onu seyircinin gözünde yücelten nitelikleri.Son zamanlarda “Mustafa hakkında her şey” ve “Babam ve oğlum” filmleriyle kendisini çok geniş bir kitleye yıldız olarak kabul ettirdi sanırım.”Yolculuk” filminde zaten ülkesinin bile sınırlarını aşmış bir oyuncu olduğunu tv için çekilen bir filmi bile izlenebilir kılarak ispatladı.Bizimle bu kadar güzel oyunculuklar paylaştığı ve işini gerçekten büyük bir saygı ve aşk’la gerçekleştirdiği için binlerce teşekkür borçluyuz Fikret Kuşkan’a..
Oynadığı filmler ve aldığı ödüllerin listesi için lütfen yazının devamını okuyunuz.. (more…)
15 Mar
Hellboy 3 lemesinin ikinci filmi yolda.. Hellboy II: The Golden Army ilk filmin geçtiği zaman diliminden 1 yıl sonrasında geçiyor. İnsanların dünyası ile fantastik dünya arasında bir savaş çıkmıştır. Fantastik dünyanın lideri Prens Nuada canavar ordusuyla dünyaya saldırmıştır. İnsanların ise Prens Nuada ve ordusuna karşı tek kozu korkusuz ve agresif kahramanımız Hellboy’dur. Hellboy yeni macerasına da ilk filmden hatırlayacağımız sevgilisi Liz ile birlikte devam ediyor. Yönetmen Del Toro’nun yine muazzam bir karanlık dünya kurduğu tartışmasız fakat bu sefer bizleri daha fantastik bir filmin beklediği de aşikar..
10 Mar
V for Vendetta icin Wachowski kardeslerin Matrix’den sonra bizi bir kez daha gizemli ve karanlik bir dunya icinde gezintiye cikartmasi denilebilir. Filmin senaryosunu yazan Wachowski kardesler isin burdan sonraki kismini yonetmen koltugunda McTeigue’ye devretmis. V for Vendetta aslinda bir cizgi roman uyarlamasi. Buyuk usta Alan Moore bu cizgi romanin da cok karanlik bir dunya olusturmus buna birde cok sayida gonderme ve felsefik diyalog eklemis ki bu da cizgi romani tadindan yenmez hale getiriyor. V for Vendetta da felsefik diyaloglar ve bir cok gondermenin yer almasi muhtemelen Wachowski kardesleri kendisine ceken en onemli etkenlerdi cunku Wachowski kardeslerin bundan onceki projelerinede bakacak olursak onlarin da bu tarza yatkin olduklarini goruruz ( bkz: matrix ) Film de yok edici bir savas tum dunyayi ve Ingiltereyi tamamiyle degistirmis ve bunun sonucunda Ingiltere artik totaliter ve fasist bir sekilde yonetilmeye baslanmistir. Devlet belirli bir saatten sonra sokaga cikmayi yasaklayacak yada binlerce insani olumcul bir virus deneyinde kobay olarak kullanacak kadar ileri gitmistir. Devletin basinda Sutler adli bir lider vardir ki Alan Moore’un Sutler karakterinde Adolf Hitlerden fazlasiyla etkilendigini hatta bunu acikca ortaya serdigini rahatlikla soyleyebiliriz. Bu benzerlik hem goruntu olarak hemde isim olarak karsimizda ( bkz: fuhrer )
Son Yorumlar